Boşanma Sürecinde Velayet Hakkı: Türk Hukukunda Bilmeniz Gereken 5 Kritik Nokta
Aile Hukuku

Boşanma Sürecinde Velayet Hakkı: Türk Hukukunda Bilmeniz Gereken 5 Kritik Nokta

Velayet kararı çocuğun üstün yararı ilkesine göre belirlenir. Peki bu ilke pratikte nasıl işliyor?

Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca velayet kararında tek ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme; ebeveynlerin ekonomik durumunu, yaşam koşullarını, çocukla duygusal bağlarını ve çocuğun tercihini değerlendirerek karar verir.

Küçük çocuklarda (özellikle 0–7 yaş arası) anne lehine bir eğilim gözlemlenebilir. Ancak bu kural değil, yargısal bir eğilimdir. Her dava kendi koşullarında değerlendirilir.

Hâkim, bilirkişi raporu, sosyal inceleme ve tanık ifadelerine dayanarak karar verir. Ebeveynlerin psikolojik sağlığı, çalışma düzeni ve çocuğa ayırabilecekleri zaman da değerlendirme kapsamındadır.

Velayet, bir hak yarışı değil; çocuğun geleceğine verilen en önemli karardır.

Mahkeme, 8–10 yaşından büyük çocukların görüşlerine önem verir. Bu görüş mutlak bağlayıcı olmasa da hâkim açısından önemli bir kriterdir. 2017 yılında Yargıtay içtihadıyla gündeme gelen ortak velayet ise her iki ebeveynin de çocuk üzerinde eşit hukuki yetkiye sahip olmasını ifade eder.

Ortak velayet henüz yasal güvenceye kavuşmamış olsa da boşanma protokollerine eklenen ortak velayet hükümleri mahkemelerce onaylanabilmektedir.